h Dolar 8,7540 %0.21
h Altın (Gr) 495,59 %-0,30
h BIST100 1.391,06 %-1.63
a İmsak Vakti 02:00
Kahramanmaraş 26°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
maraş editörü

maraş editörü

19 Haziran 2021 Cumartesi

Tuzla Belediyesi Yaz Okulları İçin Kayıtlar Başladı

Tuzla Belediyesi Yaz Okulları İçin Kayıtlar Başladı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Koronavirüs salgınının vaka seyrinin azalmasıyla birlikte 1 Haziran tarihinden itibaren başlayan yeni normalleşme adımları kapsamında Tuzla Belediyesi Gençlik Merkezi ve Bilgi Evleri’nde yaz okulu eğitimleri başlıyor. Tuzla Belediyesi Gençlik Merkezi Yaz Okulu içeriğinde barındırdığı 24 farklı branş ve YKS hazırlık kursu ile 2 farklı merkezde 14-25 yaş arası gençlerin hizmetinde olacak. Tuzla Belediyesi Bilgi Evleri yaz okulu içeriğinde barındırdığı 16 farklı branş ve atölyeler ile 5 farklı bölgede bulunan şubelerinde 8-14 yaş arası çocukların hizmetinde olacak. Ücretsiz olarak eğitimlere başlayacak olan yaz okullarının başvuruları başlarken, eğitimler 28 Haziran tarihinde Koronavirüs salgını nedeniyle alınan tedbirlere uyularak başlayacak.

40 FARKLI BRANŞTA EĞİTİMLERİMİZ BAŞLIYOR

Tuzla Belediye Başkanı Dr. Şadi Yazıcı,” Gençlik Merkezimiz ve Bilgi Evlerimizde yaz okulu eğitimlerimiz başlıyor. Gençlik Merkezimizde 24, Bilgi Evlerimizde 16 farklı branş olmak üzere toplam 40 farklı branşta başlayacak eğitimlerimiz, vatandaşlarımız tarafından yoğun bir ilgi ile karşılandı. Koronavirüs sürecinde gençlerimiz ve çocuklarımız hem evlerinde sıkıldılar hem de öğrenmeyi, okullara ve kurslara gitmeyi özlediler. Biz de onları biraz daha motive edebilmek için eğitimlerimizi hızlandırdık” dedi.

Devamını Oku

Elbistan Belediyesi asfaltlama çalışmalarına devam ediyor

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Elbistan Belediyesi, İlçe merkezindeki kanalizasyon ve doğalgaz çalışmalarından dolayı kırsal mahallelerde başlattığı çalışmaları ilçe merkezine de kaydırdı.  Bozulan yollar onarılırken, kış aylarında yıpranan Devlet Hastanesi yolu da sıcak karışım asfalt ile kaplandı.

Elbistan Belediyesi kent merkezindeki asfalt çalışmalarına hız verdi. Şehrin her noktasında çalışan ekipler, gerek yama yapılacak noktalarda, gerekse sıcak karışım asfalt yapılacak yerlerde planlı bir şekilde ilerliyor.

Çalışmaları takip eden Fen İşleri Müdür Vekili Adnan Doğan, ilçe merkezindeki altyapı ve doğalgaz çalışmalarından dolayı bu sezon çalışmalara kırsaldan başladıklarını belirtti.

Doğan konuşmasının devamında, “Kırsal mahallelerimizden başladığımız kilit parke çalışmalarımızı ilçe merkezimizde kilit parke ve sıcak karışım asfalt çalışmasıyla devam ettiriyoruz. Şimdide binlerce vatandaşımızın kullandığı Elbistan Devlet Hastanesi’nin yıpranan yolunu sıcak karışım asfalt ile kaplıyoruz. Merkezde, Belediye Başkan’ımız Sayın Mehmet Gürbüz’ün yaptığı muhtarlar toplantısında talep ve öneriler doğrultusunda yaptığımız planlama sonucu, asfalt ve kaldırımlarda kilit parke çalışmalarımıza hız verdik.

Kent trafiğinde yaşanan aksaklıkların ve bazı yollardaki bozulmaların farkındayız, tespitlerimizi yaptık. Öncelik sırasına göre onarım ve sıcak asfalt ile yenileme yapıyoruz.” İfadelerini kullandı.

Karaelbistan’a yapılan hizmetlerden dolayı Başkan Mehmet Gürbüz ve ekibine teşekkür eden Mahalle Muhtarı Veli Çınar ise, “Binlerce kişi tarafından kullanılan Elbistan Devlet Hastanesi’nin yolundaki bozulmaları bildirmemiz üzerine sağ olsun belediye başkanımız talimat vererek, hastane yolumuzu sıcak asfalt ile kaplatmaya başladı. Hastane yolundaki ulaşım kolaylaşacak. Ayrıca Karaelbistan Mahallemiz adeta şantiye alanına dönüştü. Kendilerine mahallemiz, hastane personelleri ve vatandaşlarımız adına teşekkür ediyorum” dedi.

 

Devamını Oku

“Verdiğimiz mücadele büyük, güçlü ve tam bağımsız Türkiye mücadelesidir”

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Grup Başkanvekilimiz Mahir Ünal, geçmişte FETÖ’nün uydurduğu, montajladığı, kırptığı, biçtiği tapelere sığınarak kendilerine saldırdıklarını belirterek, “Şimdi de maalesef birilerinin elinde adeta kuklaya dönmüş suç örgütlerinin iddiaları üzerinden bize saldırmaya kalkışıyorlar. Kendimize güvenelim Türkiye’ye güvenelim. Onlar her türlü hakikate kapalılar ama onların yalanlarına açık olmayalım.” dedi.

Ünal, Kahramanmaraş Necip Fazıl Hastanesi Kahramanmaraş Bağımlılık Danışma, Arındırma ve Rehabilitasyon Merkezi (AMATEM) Merkezi açılışında yaptığı konuşmada, hizmete sunulan merkezin her şehrin temel ihtiyacını oluşturan yapılardan biri olduğunu söyledi.

Merkezde görev alan psikiyatrist, psikolog ve terapistlerin ciddi hizmetlere imza atacaklarını aktaran Ünal, Kahramanmaraş’ta 19 yılda sağlık alanında çok ciddi yatırımlara imza atıldığını hatırlattı.

Ünal, yapılan yatırımları itibarsızlaştırmak, anlamsızlaştırmak, önemsizleştirmek ve sıradanlaştırmak için çaba sarf eden tuhaf bir akılla karşı karşıya kaldıklarını ifade ederek, “Bugüne kadar taş üzerine taş koymamış Türkiye’ye hiçbir vizyon, proje, çözüm önerisi ortaya koymamış, iktidara geldiklerinde neleri yıkacaklarını anlatan, iktidara geldiklerinde hangi projeleri engelleyeceklerini anlatan bir akılla karşı karşıyayız.

Bakın ambulans sayısını söylemeye bile gerek kalmadı. Biz diyoruz ki bunları yapmak bizim görevimiz. Onlar da “evet göreviniz bu milletin vergileriyle yapıyorsunuz. Tabii ki yapacaksınız” diyorlar bize. Doğru bu milletin vergileriyle yapıyoruz. 2002’den önce bu ülkede vergi verilmiyor muydu? 2002’den önce verilen vergiler nereye gidiyordu? Neden bu ülkede insanlar hastane kapılarında ölüyordu? Neden bu ülkede insanlar hastanelerde rehin bırakmak ve senet imzalamak zorunda kalıyorlardı? 2002’den önce verilen vergiler nereye gidiyordu? 2002 yılında iktidara geldiğimizde toplanan her 100 liralık verginin 86 lirası faize gidiyordu. Bugün toplanan her 100 liralık verginin 11 lirası faize gidiyor. Hamdolsun toplanan vergiyi bu millete hizmet olarak getiriyoruz. Bu milletin daha iyisine layık olduğunu biliyoruz. Recep Tayyip Erdoğan var ya içeride ve dışarıda o kadar çok düşmanı var ki, niye düşmanlar biliyor musunuz? Çünkü 24 saatlik günün 20 saatini çalışarak geçiriyor ve bütün derdi, davası ve mücadelesi bu aziz milleti ayağa kaldırmak olduğu için içeride ve dışarıda ona saldırıyorlar.”

Ünal, Türkiye’nin gecesini gündüzüne katan ve milletine aşık çalışan, emeğini, gayretini, derdini, davasını ve kavgasını bu millet için veren bir lideri olduğunu vurguladı.

Recep Tayyip Erdoğan gibi bir liderle yol yürümekten büyük onur duyduğunu anlatan Ünal, şöyle konuştu:

“Bu ülkede doğalgaz bulursunuz alay ederler, savunma sanayisinde dünyada oyun kurucu ve oyun bozucu ülke haline gelirsiniz derler ki ‘Bunlar drone zaten markette satılıyor.’ Dünyanın en iyi sağlık altyapısını oluşturursunuz “şehir hastanelerine ne gerek vardı?” derler.

Libya’da, Doğu Akdeniz’deki haklarımızı korumak için orada oyun kuran emperyalistlerin oyunlarını bozarsınız “Libya’da ne işimiz var?” derler. Sınır güvenliğinizi korumak için Suriye’ye gidersiniz “Suriye’de ne işimiz var?” derler. 30 yıldan beri Kafkaslarda Hocalı katliamıyla evlerinden çocukları alınmış Azerbaycan Türklerine yardıma koşarsınız oraya gönderilen 500 PKK’lıya seslerini çıkarmazlar ‘Türkiye niye oraya gitti?’ derler. Bakın kardeşlerim bu mesele siyasi bir mesele değil, verdiğimiz mücadele büyük, güçlü ve tam bağımsız Türkiye mücadelesidir.”

Ünal, Türkiye’yi şehir şehir, ilçe ilçe ayağa kaldırmanın kavgasını verdiklerini ancak bazı çevrelerin geçmişte FETÖ’nün uydurduğu, montajladığı, kırptığı, biçtiği tapelere sığınarak kendilerine saldırdıklarını belirterek, “Şimdi de maalesef birilerinin elinde adeta kuklaya dönmüş suç örgütlerinin iddiaları üzerinden bize saldırmaya kalkışıyorlar. Kendimize güvenelim, Türkiye’ye güvenelim. Onlar her türlü hakikate kapalılar ama onların yalanlarına açık olmayalım.

Biz umudumuzu ve inancımızı yüksek tutalım. Şundan emin olun ki bütün kalbinizle buna inanın ki gelecek bizim. Potansiyelimizle, inancımızla, gücümüzle, insan kaynağımızla bu ülkeye duyduğumuz aşkla çocuklarımıza duyduğumuz sevgiyle çocuklarımıza daha iyi bir Türkiye bırakmanın mücadelesiyle kazanacağız. Türkiye kazanacak. Bundan emin olabilirsiniz.” ifadelerini kullandı..

Devamını Oku

“Üniversiteler kendi kültüründen, tarihinden, coğrafyasından, değerlerinden tiksinen, başka ülkelere hayran zihinlerin yeri olamaz”

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Grup Başkanvekili Mahir Ünal, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi (KSÜ) Teknik Bilimler ve Sosyal Bilimler meslek yüksekokullarının temel atma töreninde konuştu.

Ünal, insanların en temel ihtiyaçlarından birisinin sosyalleşme olduğunu, özellikle salgın döneminde bu durumun daha iyi anlaşıldığını, üniversite ortamında da öğrencinin sosyalleştiğini dile getirdi.

Üniversitenin ruhu, iklimi, öğrenciyle kurduğu ilişki, öğrenciye sunduğu ortam, mekan, mimari dokunun öğrencinin sosyalleşmesiyle beraber kültür kazanmasının da bir parçası olduğuna değinen Ünal, “Bugün dünyada belirli üniversitelere gittiğinizde ya da Türkiye’de belirli üniversitelere gittiğinizde o üniversiteler sizi kültürüyle, kendi ruhuyla, kendi iklimi ile karşılar. O halde bir üniversitenin üniversite olabilmesi için üniversitenin temel mümeyyiz vasfı üniversite kampüsünde oluşturduğu iklimdir, duygudur, ruhtur bunu da akademisyenler oluşturur. Bunu da akademisyenlerin kavrayışı, kültürü, vizyonu, öğrenci ile kurduğu ilişki, kendi ile kurduğu ilişki, öğrenciye duyduğu saygı, kendisine duyduğu saygı oluşturur ve bu ruhu, kültürü oluşturabilmiş üniversite sayısı da maalesef fazla değil.” diye konuştu.

Ünal, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Özellikle altını çizerek söylüyorum, bizim üniversitelerimizdeki öğrencilerimizin siyasi görüşleri ne olursa olsun, düşünceleri fikirleri ne olursa olsun ama aidiyetleri bu ülkeye olmalıdır.

Eğer bir üniversite hocası, bir akademisyen dersinde bir öğrenciye kendi kültürüne, kendi aidiyetine, kendi coğrafyasına, kendi iklimine ihaneti endoktrine ediyorsa o akademisyenle ilgili bir sorun vardır. Biz bu toprakların çocuklarıyız biz buraya aitiz.

Bir insan kendi tarihine, kendi coğrafyasına, kendi vatanına, bütün birikimine ihanet içesindeyse bunun adı düşünce olamaz. Eğer bir insan bu ülkenin özgüvenine saldırıyorsa, öyle akademisyenler var Twitter’da görüyorum doğrudan bu ülkenin özgüvenine saldırıyor. Bu ülkenin yapabilme gücüne saldırıyor. Bu ülkenin başarabilme yeteneğine saldırıyor. 2012’de ABD’den istediğimiz fakat bize verilmeyen insansız hava araçlarını 9 yılda yapıyor NATO ve AB ülkelerine satıyor ama bu ülkenin akademisyeni Twitter’da ‘Sizin o yaptığınız drone onu markette de satıyorlar’ diye yazıyor. Bu, bu ülkenin yapabilme yeteneğine saldırmaktır. Bu, bu ülkenin özgüvenine saldırmaktır. Bunu kim yapar biliyor musunuz? Bunu sözde gelişmiş ülkelerin az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelere gönderdiği adı akademisyen olan etki ajanları yapar.

Türkiye’nin önü açık, yeter ki kendimize güvenelim, yapabilme kapasitemize güvenelim, Türkiye’ye güvenelim. Biz Allah’ın izniyle Türkiye’nin önümüzdeki 10 yıl, önümüzdeki 20 yıl sadece bölgesinde değil, küresel ölçekte bir oyun kurucu, oyun değiştirici olduğunu daha net bir şekilde göreceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.

Temel atma törenine Kahramanmaraş Valisi Ömer Faruk Coşkun, Büyükşehir Belediye Başkanı Hayrettin Güngör, KSÜ Rektörü Niyazi Can, AK Parti milletvekilleri Ahmet Özdemir ve İmran Kılıç, AK Parti İl Başkanı Fırat Görgel, İl Emniyet Müdürü Salim Cebeloğlu, akademisyenler ve davetliler katıldı.

 

.

Devamını Oku

“4. Yargı Paketi’yle yargı bağımsızlığı ve adil yargılama hakkının güçlendirilmesi, hukuki öngörülebilirlik ve şeffaflığın geliştirilmesi hedefleniyor”

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında konuştu.

Akbaşoğlu, hem Yargı Reformu Strateji Belgesi hem de İnsan Hakları Eylem Planı hazırlanma sürecinde katılımcı bir anlayış benimsendiğini anımsatarak geniş tabanlı görüş alışverişinde bulunularak bu tekliflerin hazırlandığını söyledi.

Yargı Reformu Strateji Belgesi’nin açıklandığı günden bugüne, önemli reformların hayata geçirildiğini anlatan Akbaşoğlu, “1. Yargı Paketi’yle ifade özgürlüğü ve onarıcı adalet kapsamında mağdur hakları güçlendirilmiş, hak arama yolları genişletilmiş, soruşturma evresinde tutuklama süreleri sınırlandırılmış, seri muhakeme ve basit yargılama gibi alternatif usuller ceza muhakememizde yerini almıştır. 2. Yargı Paketi’yle de koşullu salıverilme oranları yeniden belirlenmiş, özel infaz usulleri geliştirilmiş ve infaz hakimliği müessesi güçlendirilmiştir. 3. Yargı Paketi’yle de hukuk yargılamalarının daha hızlı ve etkin bir şekilde yürütülmesine imkan sağlayan düzenlemelere yer verilmiştir.” diye konuştu.

Akbaşoğlu, Yargı Reformu Strateji Belgesi ve İnsan Hakları Eylem Planı’ndaki amaç ve hedefler doğrultusunda faaliyetlerin yürütüleceğini, bunların yol haritası olarak esas alınacağını bildirdi.

Yargı Paketi’ni hazırladıklarını belirten Akbaşoğlu, 4. Yargı Paketi ile Ceza Muhakemesi, Türk Ceza, İdari Yargılama Usulü ve Anayasa Mahkemesi kanunları olmak üzere 4 kanunda değişiklik yapıldığını ifade etti. Kanun teklifinin 27 maddeden oluştuğuna işaret eden Akbaşoğlu, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Teklifle yargı bağımsızlığı ve adil yargılama hakkının güçlendirilmesi, hukuki öngörülebilirlik ve şeffaflığın geliştirilmesi, kişinin maddi ve manevi bütünlüğü, özgürlüğü ve güvenliği ile özel hayatının korunmasında daha etkin adımların atılması, insan hakları konusunda üst düzey idari ve toplumsal farkındalığın artırılması amaçlarına yönelik öncelikli faaliyetlerin gerçekleştirilmesi hedeflenmektedir. Böylece İnsan Hakları Eylem Planı’nda yer alan amaçları gerçekleştirmek noktasında önemli bir adımı daha atmış oluyoruz.”

Boşandığı eşe karşı işlenen suçlar ağırlaştırıcı neden olacak

Akbaşoğlu, Teklifte yapılması öngörülen değişiklikleri şöyle sıraladı:

“Kadına yönelik şiddete karşı mücadelemizi çok yönlü ve bütüncül bir yaklaşımla ve sıfır tolerans ilkesiyle yürütüyoruz.

Türk Ceza Kanunu’nda yer alan kasten öldürme, yaralama, eziyet ve kişi hürriyetinden yoksun bırakma suçlarıyla ilgili boşanılan eşe karşı, bu suçların işlenmesi durumunda nitelikli hal olarak ceza artırımına neden olacağı somut bir düzenlemeye bağlanıyor.”

İdarenin 60 günde cevap verme süresini, 30 güne indireceklerini açıklayan Akbaşoğlu, idari yargıya başvurma süresinin ise vatandaş yönünden aynen devam ettiğini, 60 günlük hak süresinin de korunduğunu söyledi.

Bilişim suçları ile banka ve kredi kartlarına ilişkin suçlarda mağdurun oturduğu yer mahkemesinin de yetkili olacağını dile getiren Akbaşoğlu, kolaylaştırıcı bir düzenleme getirdiklerini dile getirdi.

Akbaşoğlu, tebligatlar, dosyada varsa tüm taraflara ayrıca telefon, telgraf, e-posta gibi yollarla da bildirilmesini ilave bir düzenleme olarak sunduklarını kaydetti.

“Tutuklanabilme için kuvvetli suç şüphesi somut delillere dayanacak”

Akbaşoğlu, ifadesi alınmak amacıyla yakalan kişi mesai saatleri dışında ve tatil günlerinde belirtilen tarihte, ilgili yargı merciinde olacağını taahhüt ederse her yakalama emri için bir kez geçerli olmak üzere Cumhuriyet Savcısı tarafından serbest bırakılmasının emredilebileceğini, yargı merciine gitmemesi halinde 1000 TL idari para cezası verileceğini bildirdi.

Katalog suçlarda bir kişinin tutuklanabilmesi için kuvvetli suç şüphesinin somut delillere dayanması gerektiğine ilişkin bir düzenlemeyi de getirdiklerini ifade eden Akbaşoğlu, “Tutuklama kararlarında adli kontrol uygulamasının yetersiz kalacağını gösteren delillerle ilgili de eğer adli kontrole değil de tutuklamaya karar verilecekse niçin adli kontrol kararı verilmediğinin gerekçesinin de bu kararlarda yer alması gerektiğine ilişkin bir düzenlemeyi getiriyoruz.” dedi.

“Konutta geçen iki gün cezanın mahsubunda bir gün olacak”

Akbaşoğlu, konutunda bulunmayı gerektiren adli kontrol uygulamasında, konutta geçen iki gün, cezanın mahsubunda bir gün olarak hesaplanacağını dile getirerek “Şüpheli veya sanığın adli kontrol yükümlülüğünün devam edip etmemesine en geç 4 ayda bir soruşturma evresinde Cumhuriyet Savcısının talebi üzerine sulh ceza hakimi, kovuşturma evresinde ise resen mahkemece karar verileceği hüküm altına alınıyor.” diye konuştu.

Adli kontrol altında geçecek süre, ağır ceza mahkemesinin görev alanına girmeyen işlerde en çok 2 yıl olarak belirleneceğini, bu sürenin zorunlu hallerde gerekçesi gösterilerek bir yıl daha uzatılabileceğini anlatan Akbaşoğlu, “Ağır Ceza Mahkemesinin görev alanına giren işlerde ise adli kontrol süresi en fazla 3 yıl.

Terör suçlarında ise bu uzatma süresi en fazla 4 yıl olacak.” ifadelerini kullandı.

“Anayasa Mahkemesinde staj”

Grup Başkanvekili Akbaşoğlu, şöyle devam etti:

“Tespit ve dinlemeye ilişkin kayıtlar, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi durumunda Cumhuriyet Savcısı denetiminde yok ediliyordu. Bununla beraber bir beraat kararı söz konusu olduğunda, bu kayıtlar hakimin denetiminde yok edilecek. Bu durum ilgilisine 15 gün içinde yazılı olarak bildirilecek. Savcılıkça hazırlanan iddianamede ilgiliye atfedilen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmeyecek. Adalete daha kolay erişim amacıyla iddianameye ilişkin bilgiler ve duruşma tarihi sanığa ayrıca telefon, faks, e-posta gibi araçlarla bildirilecek. Bu bildirim ayrıca suçun mağduruna ve şikayetçiye de aynı usulle yapılacak. Hem sanığa hem mağdura iddianame mutlaka bu tebligatlarla da ulaştırılmış olacak.”

Seri muhakeme usulüne ilişkin Anayasa Mahkemesinin verdiği karara istinaden yeni düzenlemeler getirildiğine dikkati çeken Akbaşoğlu, Sulh Ceza Hakimliğinin tutuklama ve adli kontrole ilişkin verdiği karara karşı itirazların, Asliye Ceza Mahkemesine yapılacağını söyledi.

Akbaşoğlu, stajyer hakim ve avukatların Anayasa Mahkemesinde staj yapabilmesine imkan tanıyan düzenlemeleri de bu teklifle getirdiklerini kaydetti.

“Bu reform sürecimiz kesintisiz devam edecek”

Akbaşoğlu, açıklamalarının ardından gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Kadına şiddet kapsamında ısrarlı takibin suç sayılmasına ilişkin bir düzenleme yapılıp yapılmayacağına yönelik soruya Akbaşoğlu, şöyle karşılık verdi:

“İnsan Hakları Eylem Planı çerçevesinde bütün çalışmalarımız devam ediyor.

Yargı Paketi’miz de söz konusu. Bu bağlamda kendi bütünlüğü içerisinde ele alınan konulara ilişkin düzenlemeleri ihtiva ediyor. Bunun dışında birçok alanda ve birçok başlıkta çalışmalarımız devam ediyor. 5. Yargı Paketi’miz de diğer konularla ilgili hususlara mutlaka yer verilerek reform paketlerimiz, temel hak ve özgürlüklerinin genişletilmesi, kişi özgürlüğü ve güvenliğinin daha da tahkim edilmesi, adalete erişilebilirliğin daha da hızlandırılması ve daha fazla imkana sahip olunması yönünde kuvvetli bir irademiz söz konusu. Bu reform sürecimiz kesintisiz bir şekilde devam edecek.”

Akbaşoğlu, nasıl birinci, ikinci ve üçüncü yargı paketleri, Meclis iradesiyle yürürlüğe konulduysa 4. Yargı Paketi’nin yürürlüğe girmesinden sonra 5. Yargı Paketi’nde de birçok konunun düzenlenmiş olacağını dile getirdi.

“Hiçbir şiddet eylemi meşru gösterilemez”

İzmir’de HDP İl Binasına yapılan saldırıya ilişkin değerlendirmesi sorulan Akbaşoğlu, hem Bodrum’da polise karşı yapılan saldırıyı hem de HDP binasına bir kaos oluşturma amacıyla yapılan saldırıyı lanetlediklerini hatırlattı.

Hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı dileyen Akbaşoğlu, “Hiçbir şiddet eylemi meşru gösterilemez, kabul edilemez.” dedi.

Akbaşoğlu, herkesin, bu tür kaotik ortamlar peşinde koşanlara karşı birlikte karşı durması gerektiğini vurgulayarak demokratik hukuk devletinin kendi mekanizmaları çerçevesinde idari, emniyet ve yargı güçlerinin görevlerinin başında olduğunu dile getirdi.

“Bir provokasyon olabileceğini düşünüyor musunuz?” sorusunu Akbaşoğlu, “Bu süreç, her türlü ihtimali içinde barındırıyor. Şahsi bir durum mudur? Provokatif amaçlı mıdır? Başka bir boyutu mu vardır? Bu hem alınacak ifadeler hem savcılıkta yapılacak soruşturma çerçevesinde daha da netleşeceği ve kamuoyuna da bu şekliyle yansıyacağı, mutlaka mahkemenin de ilgili deliller kapsamımda bu menfur olayı net bir şekilde ortaya çıkaracağından eminim.” diye yanıtladı.

 

.

Devamını Oku